jump to navigation

Ramazan’ın Sokakları, Kadınları ve Erkekleri… / Tarık Tufan 7 Eylül, 2008

Posted by hd in Ramazan.
Tags: ,
add a comment

Bir gece yarısı ayağa kalkıp bir sofranın başına kurulduk. Herkes uyandı. Kuşlar, nehirler, sokaklar uyandı. Sahur etti dünya. Ertesi gün ağzımızdan tek lokma geçmeyecek diye Rabbimize söz veriyoruz. İçimizden ta içimizden niyet ediyoruz.

Güneş de uyanacaktı ki vazgeçti. Güneş sonraki bir vakit uyandığında, kutsal gecemiz bir sonraki gün devam etmek üzere veda etti evimize, sokağımıza.

**

Kadınlar evlerde bir araya gelip mukabele yapıyorlar.

Cebrail’le, Muhammed Mustafa da karşılıklı mukabele ediyorlardı. Bir melek ve bir peygamber coşkusu (dahası…)

Bilgelerin soluğu, orucun susadığı ses / Sadık Yalsızuçanlar 7 Eylül, 2008

Posted by hd in Ramazan, Yaşanası.
Tags: , , , , ,
add a comment
Kemale ermek, insanın ağır ağır isteklerinden, tutku ve ihtiraslarından arınmasıdır, der bilgeler.

Yeni bir oruca erdiğimiz bu günlerde, bu yolda bir adım daha atabilmenin umuduyla dolu bütün inanmış yürekleri göz kamaştıran bir bilgenin Niyazi Mısri’nin soluğuyla selamlamanın vaktidir. Boşa geçmiş kırk beş yılı geride bırakmış, isteklerinden vazgeçme koşusunda gerilerde kalmış bir ruh yorgunu olarak, bir isteğimden daha kurtulmuş olarak girdiğim bu Ramazan-ı şerifte, bilgelik göğümüzün en parlak yıldızı Bediüzzaman’ın, çileyle örülü yaşamının en zor anlarında dizeleriyle teselli bulduğu Niyazi Mısri’nin selamıyla… Sonunda, kendini Anka diye niteleyen bu büyük bilgenin, baş döndüren yaşamını konu alan bir kitaptan kurtuldum. Dumanı üzerindeki bu kitaptan, kendimden söz etmek için değil -insanın kendinden söz etmesi kadar çirkin bir şey olabilir mi?- bilgelerin soluğunun üzerimize daha kuşatıcı biçimde estiği Ramazan-ı şeriften söz etmek niyetiyle bahs açıyorum. Anka’dan sonra artık, kendi hikâyemi, Üstad’ı (dahası…)