Ramazan’ın Sokakları, Kadınları ve Erkekleri… / Tarık Tufan 7 Eylül, 2008
Posted by hd in Ramazan.Tags: Ramazan, tarık tufan
trackback
Bir gece yarısı ayağa kalkıp bir sofranın başına kurulduk. Herkes uyandı. Kuşlar, nehirler, sokaklar uyandı. Sahur etti dünya. Ertesi gün ağzımızdan tek lokma geçmeyecek diye Rabbimize söz veriyoruz. İçimizden ta içimizden niyet ediyoruz.
Güneş de uyanacaktı ki vazgeçti. Güneş sonraki bir vakit uyandığında, kutsal gecemiz bir sonraki gün devam etmek üzere veda etti evimize, sokağımıza.
**
Kadınlar evlerde bir araya gelip mukabele yapıyorlar.
Cebrail’le, Muhammed Mustafa da karşılıklı mukabele ediyorlardı. Bir melek ve bir peygamber coşkusu yayılıyor mahallemize.
Bize hiçbir şey olmaz böyle zamanlarda.
Çocuklarımıza hiçbir kötülük değmez.
**
Birileri evimize gelse iftar vakti. Birileri evimizden hiç eksik olmasa.
**
Teravihlerde çocuklar da saflara girince her şey yerli yerine oturuyor. Böyle olunca aramıza şeytan giremez.
Teravihlerde çocuklar aramıza girince menkul kıymetler borsası giremez, kredi kartları ekstreleri giremez, yüksek çözünürlüklü hd lcd’ler giremez, müşteri servislerinde çalışan ve oryantasyon eğitimi almış kızların çalışma kağıtları da, halkla ilişkilercilerin ekip şeflerinin yaka rozetleri de giremezler.
O kızlar ve o erkekler girer aramıza. Ama yaka kartları, head set’ler, şirket kurumsalları giremez.
Teravih safları yeryüzünün en sıkı saflarındandır çünkü.
**
Mahallemizin kadınları teravihe gidiyorlar ya, ortalık ondan aydınlandı.
Şu beyaz başörtülerini, tülbentlerini ne zaman takıp çıksalar ortalık aydınlanıyor.
**
Allah’ım şahit ol!
Yemekler önümüzde durdu ve hiç elimizi sürmedik. Bilal ezan okuyana kadar bekleriz biz.










Yorumlar»
No comments yet — be the first.