jump to navigation

‘Buz’ Eylül / İhsan Deniz 15 Eylül, 2008

Posted by hd in Eylül.
Tags: ,
add a comment

Eylül günleri beni ziyadesiyle heyecanlandırır. Bütün bir yaz boyunca üzerime sinen atalet ve miskinliğin son bulduğunu ve yepyeni, farklı bir kalıba girdiğimi hissederim çoğu zaman. Dıştan içe doğru yayılan bir dirilik, bir kuvvet anaforuna kapılırım.

Eylül’le birlikte beni ayağa kaldıran yegâne şey şudur aslında: ‘Yazma isteği’m kabarır!

Henüz tabiata ‘hüzün’ bulaşmamışken, dağda ya da ormanda bir patika yolda yürümeyi veya bir deniz kenarında dalgaların hışırtısına kapılmayı hayâl ederim. Eylül kendini hiç sakınmadan, tüm güzelliğiyle gelir bulur beni: Özellikle akşamları ufku saran kızıllık karşısında bazen dilim tutulur, salt bir temaşâa nesnesine bakar gibi dalar giderim ötelere.. Söz konusu zaman diliminde mutlaka tabiatın içinde, daha doğrusu koynunda olmaya çabalarım.. (dahası…)

Ramazan Manileri 15 Eylül, 2008

Posted by hd in Ramazan.
Tags: , , , , , ,
add a comment

Davulumun ipi kaytan,
Kalmadı sırtıma mintan,
Virin ağlar bahşişim,
Alayım sırtıma mintan

Ne uyursun ne uyursun,
Bu uykudan ne bulursun,
Al aptesti kıl namazı
Cenneti alayı bulursun.

Hayalıklar halayıklar
Ocak başında uyuklar
Davulumun sesini duyunca
Pirincin daşını ayıklar.

Yeni cami direk ister
Bunu söylemeye yürek ister
Benim karnım toktur ama
Arkadaşım börek ister.

Oruç diye/bildiğim…. / Senai Demirci 15 Eylül, 2008

Posted by hd in Ramazan.
Tags: , ,
add a comment

Oruç diye/bildiğim….

Bir iğne oruç.. Beni bana dikiyor, yeniden dokuyorum insan olan yanımı. Dudağımı dudağıma teğelliyor; yalan ve boş sözü değdirmiyor nefesime. Bencilliğimin yakalarından tutup cömertliğin düğmelerine ilikliyor beni; yeniden b/akıtıyor hiçliğime, hiçlikten geldiğim gerçeğine…

Bir mühür oruç. Mekanın üzerine kutlu bir vaktin hükmünü basıyor, her köşeyi kutsuyor, her şehri Kâbe’nin eteğine taşı(rı)yor. Mevsimlerden de geçse, ömrün farklı yıllarına da uğrasa, bizi bir sofranın başında bir bir çocuk ediyor, kalplerimizi binbir çocuk sevincine kilitliyor. Kalbimizi meleklerin bile göremediği, şeytanın bile bozamadığı o görünmez, o gösterilmez, yalnızca O’na görünür sadrın içine (dahası…)